05.11.2024
Hukuk
Tahdit Kodunun Kaldırılması Dava Dilekçesi Örneği
Tahdit kodunun kaldırılması, bireylerin özgürlük ve haklarını etkileyen önemli bir hukuki süreçtir. Tahdit kodunun kaldırılması dava dilekçesi ile bu kodun iptali için resmi bir başvuruda bulunulabilir. Dilekçeyi doldururken dikkat edilmesi gereken noktalar, hem dilekçenin içinde yer alan talimatlarda hem de aşağıda sıralanan maddelerde belirtilmiştir.
Aşağıda yer alan tahdit kodunun kaldırılması dava dilekçesi örneği, genel bir taslak niteliğinde olup her olayın kendine özgü koşulları göz önünde bulundurularak hazırlanmalıdır. Herhangi bir hukuki hata yapmamak için usul hukukuna dikkat edilmelidir. Usul hataları, davada haklı olsanız bile talebinizin reddedilmesine yol açabilir. Bu nedenle, bir avukattan hukuki destek almanız önemle tavsiye edilir.
Tahdit Kodunun Kaldırılması Dava Dilekçesi Hazırlarken Dikkat Edilmesi Gerekenler
- Olayın Detaylarını Eksiksiz Belirtin: Tahdit kodunun neden uygulandığı ve bu kodun kaldırılması talebinin gerekçelerini detaylandırarak açıklamalısınız.
- Usul Hukukuna Uygunluk: Dilekçenizi doldururken usul hukukuna uygun şekilde işlem yapmanız büyük önem taşır. Aksi takdirde talebiniz reddedilebilir.
- Profesyonel Hukuki Destek Alın: Hukuki süreçler karmaşık olabilir. Dilekçenizin doğru hazırlanması ve sürecin en iyi şekilde yönetilmesi için bir uzmana danışmanız önerilir.
Dilekçe Örneği
…………… NÖBETÇİ İDARE MAHKEMESİ’NE
DAVACI: İsim-Soyisim, Yabancı Kimlik Numarası, Adres VEKİLİ: İsim-Soyisim, Baro Sicil Numarası, Adres, UETS Numarası (Avukatınız var ise bu kısmı doldurunuz) DAVALI: İç İşleri Bakanlığı, …….. İl Valiliği Göç İdaresi, Adres KONU: Müvekkil hakkında alınan ….. tahdit kodunun iptali talebinden ibarettir. TEBLİĞ TARİHİ: …/…./…. AÇIKLAMALAR:- Müvekkilim, …… İdare Mahkemesi’nin …/… Esas Sayılı dosyasında …/…/… tarihinde verdiği karara dayanarak, talebimizi süresi içinde yenileyerek ayrı bir dava açma ihtiyacı doğmuştur. Müvekkil, yıllar önce ailesiyle birlikte Suriye’deki iç karışıklıktan kaçarak Türkiye’ye gelmiş ve kendisine geçici koruma statüsü tanımlanmıştır. Ancak, daha sonrasında müvekkil ailevi sebeplerden dolayı Suudi Arabistan’a gitmiştir. Türkiye’ye döndüğünde, üzerinde “Ç-150” kodlu 5 yıl boyunca ülkeye giriş yasağı içeren bir tahdit kodu olduğunu öğrenmiş ve geçici koruma statüsünden yararlanamayacağı belirtilmiştir. Ancak, bu tahdit kodu sebebiyle müvekkilin geçici koruma statüsünden mahrum bırakılması hukuka aykırıdır.
- Müvekkil, Geçici Koruma Yönetmeliği’nin 3. maddesinin 1. fıkrasına göre yaşından dolayı özel ihtiyaç sahibi olup, ailesiyle birlikte Türkiye’de yaşamaktadır. Çocukları geçici koruma statüsünde iken kendisi bu statüye erişememektedir ki bu durum eşitlik ilkesine aykırıdır. Müvekkil, düzensiz yollarla Türkiye’ye giriş yapmış ancak kendi iradesiyle idareye başvurarak kayıt yaptırmak istemiştir. Geçici Koruma Yönetmeliği, makul bir süre içinde yetkili birimlere kayıt yaptıranlara herhangi bir ceza öngörmemektedir. Bu sebeple müvekkilin aleyhine tahdit kodları işlenmesini gerektirecek bir durum söz konusu değildir. İdare, müvekkilin talebini Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’nün 29.11.2017 tarih ve 2017/10 sayılı Genelgesi’ne dayandırmıştır. Ancak, müvekkilin durumu incelendiğinde, bu Genelge’nin Geçici Koruma Yönetmeliği’nin 8. maddesine uygun olmadığı ortaya çıkmaktadır.
- Geçici koruma kararının bireysel olarak iptal edilebilmesi için Yönetmelik’in 12. maddesine göre geçici koruma altındaki kişilerin, belirli koşullar altında Türkiye’den ayrılabileceği düzenlenmiştir. Müvekkilin durumu, söz konusu maddede belirtilen durumlar içinde değildir. Tahdit kodu hatalı bir biçimde müvekkilin üzerine işlenmiştir.
- Müvekkilin hakkında oluşturulan tahdit kodu, geçici koruma statüsünden yararlanamamasına yol açmaktadır. Ailesinin geçici koruma statüsünden yararlandırılırken müvekkilin bu statüden mahrum bırakılması, müvekkilin ciddi bir mağduriyet yaşamasına sebep olmaktadır. Müvekkil, geçici koruma statüsünden yararlanamadığı için sağlık hizmetlerinden de yoksun kalmaktadır. İdarenin müvekkilin talebini, keyfiyetle dayanarak ve yasal dayanağı olmaksızın reddetmesi hukuka aykırıdır.
İSİM-SOYİSİM
İMZA
