Yeni Zelanda’da Şirket Bölünmesi
Yeni Zelanda’da Şirket Bölünmesi: Hukuki Süreç, Şirket Varlıklarının Devri ve Sorumluluklar
Yeni Zelanda’da faaliyet gösteren şirketler, ticari faaliyetlerini yeniden yapılandırmak, farklı iş kollarını birbirinden ayırmak, ortaklık yapısını değiştirmek veya belirli faaliyetleri ayrı tüzel kişilikler altında yürütmek amacıyla şirket bölünmesine benzer yeniden yapılanma işlemlerine başvurabilir. Bu tür işlemler, şirketin varlıklarının ve borçlarının dağılımını, hissedarların haklarını, sözleşmeleri, vergisel yükümlülükleri ve çalışanların durumunu etkileyebilir.
Cosmos Legal Hukuk ve Danışmanlık Bürosu, Yeni Zelanda ile Türkiye arasında ticari bağlantısı bulunan şirketlerin yeniden yapılandırma süreçlerinde, işlemin hukuki sonuçlarının ve sınır ötesi yükümlülüklerinin değerlendirilmesinin önemini gözetir.
Yeni Zelanda Hukukunda Şirket Bölünmesi
Yeni Zelanda şirketler hukukunda, Türkiye’deki şirketler hukukunda düzenlenen bölünme türleriyle her açıdan aynı olan tek ve genel bir şirket bölünmesi prosedürü bulunduğu varsayılmamalıdır. İşlemin niteliğine göre şirketin faaliyetlerinin veya varlıklarının başka bir şirkete devredilmesi, yeni bir şirket kurulması, payların yeniden düzenlenmesi ya da mahkeme onayına tabi bir yeniden yapılanma yöntemi gündeme gelebilir.
Yeni Zelanda’da şirketlerin kuruluşu ve yönetimi bakımından temel düzenlemelerden biri Companies Act 1993’tür. Bu kanun; şirketlerin birleşmesi, bazı yeniden yapılanma işlemleri, hissedarların ve alacaklıların hakları ile mahkeme tarafından onaylanabilecek düzenlemeler hakkında hükümler içerir. Bununla birlikte, birleşme ve bölünme farklı işlemlerdir. Birleşmede birden fazla şirket tek bir şirket hâlinde devam ederken, bölünme niteliğindeki işlemlerde faaliyetlerin, varlıkların veya yükümlülüklerin farklı yapılara ayrılması amaçlanabilir.
New Zealand Legislation
+1
Şirket Bölünmesine Benzer Yeniden Yapılanma Yöntemleri
Yeni Zelanda’da şirketin faaliyetlerini farklı tüzel kişilikler altında yürütmek isteyen işletmeler bakımından birden fazla yöntem değerlendirilebilir. Uygun yöntemin belirlenmesi, şirketin mevcut yapısına ve hedeflenen sonuca bağlıdır.
1. Faaliyetlerin ve Varlıkların Başka Bir Şirkete Devredilmesi
Bir şirket, belirli bir iş kolunu veya malvarlığı unsurunu başka bir şirkete devretmeyi planlayabilir. Bu işlemde devredilecek varlıkların kapsamı, bedel, borçlar, devam eden sözleşmeler ve tarafların sorumlulukları açıkça belirlenmelidir.
Bazı sözleşmelerin devri için karşı tarafın onayı gerekebilir. Taşınmazlar, fikrî mülkiyet hakları, lisanslar ve teminatlar bakımından ayrıca kayıt veya izin işlemleri gündeme gelebilir.
2. Yeni Bir Şirket Kurulması
Şirketin belirli faaliyetlerini ayrı bir tüzel kişilik altında yürütmek amacıyla yeni bir şirket kurulabilir. Yeni şirketin ortaklık yapısı, yöneticileri, sermayesi, kayıt işlemleri ve devralacağı faaliyetler önceden planlanmalıdır.
Yeni şirket kurulması, mevcut şirketin borçlarının veya sözleşmelerinin kendiliğinden yeni şirkete geçeceği anlamına gelmez. Her devir işlemi, ilgili mevzuat ve sözleşmeler çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir.
3. Mahkeme Onayına Tabi Yeniden Yapılanma
Bazı şirket düzenlemeleri, birleşme veya pay yapısının yeniden düzenlenmesi gibi işlemler, Companies Act 1993 kapsamındaki mahkeme onayına ilişkin hükümler çerçevesinde ele alınabilir. Kanunun 235 ve 236. maddeleri, belirli düzenlemelerin mahkeme kararıyla şirket ve ilgili kişiler bakımından bağlayıcı hâle getirilmesine ilişkin hükümler içerir. Bununla birlikte, bu yol her şirket bölünmesi için otomatik olarak uygulanabilecek genel bir prosedür değildir.
New Zealand Legislation
+1
Şirket Bölünmesinde İzlenecek Hukuki Süreç
Şirketin yeniden yapılandırılması planlanırken işlemin kapsamı belirlenmeli ve hukuki, mali ve operasyonel sonuçları birlikte değerlendirilmelidir. Sürecin genel aşamaları şu şekilde ele alınabilir:
- Mevcut şirket yapısının incelenmesi: Şirketin ortaklık yapısı, ana sözleşmesi, mali durumu, borçları ve devam eden sözleşmeleri değerlendirilir.
- Yeniden yapılanma modelinin seçilmesi: Faaliyet devri, yeni şirket kurulması veya uygun başka bir hukuki yöntem belirlenir.
- Varlık ve yükümlülüklerin belirlenmesi: Hangi varlıkların, sözleşmelerin, çalışanların ve borçların hangi yapıda kalacağı ya da devredileceği tespit edilir.
- Gerekli kararların alınması: Şirketin ana sözleşmesine ve uygulanabilir mevzuata göre yönetim kurulu ve hissedar kararları hazırlanır.
- İzin ve onayların değerlendirilmesi: Sözleşmesel onaylar, düzenleyici kurum izinleri ve ilgili kayıt işlemleri incelenir.
- Devir ve kayıt işlemlerinin tamamlanması: Belgeler hazırlanır, gerekli bildirimler yapılır ve ilgili sicil veya kurum işlemleri tamamlanır.
Bu aşamalar her işlemde aynı şekilde uygulanmaz. Örneğin, yeni bir şirket kurulması ile mahkeme onayına tabi bir yeniden yapılanmanın belge ve onay gereklilikleri farklı olabilir.
Hissedarların Hakları ve Sorumlulukları
Şirket bölünmesine benzer bir yeniden yapılanma, hissedarların şirketteki pay oranlarını, oy haklarını, ekonomik menfaatlerini ve yönetimdeki konumlarını etkileyebilir. Bu nedenle işlem öncesinde hissedarlar arasındaki anlaşmaların, şirket ana sözleşmesinin ve karar alma kurallarının incelenmesi önemlidir.
Hissedarların onayının gerekli olup olmadığı, uygulanacak hukuki yönteme ve şirketin iç düzenlemelerine bağlıdır. İşlem azınlık hissedarlarının haklarını etkiliyorsa, ilgili kişilerin sahip olduğu itiraz veya başvuru imkânları ayrıca değerlendirilmelidir.
Alacaklıların ve Borçların Durumu
Şirketin yeniden yapılandırılması sırasında mevcut borçların hangi tüzel kişilik üzerinde kalacağı kritik bir konudur. Bir faaliyetin veya varlığın başka bir şirkete devredilmesi, borçların da kendiliğinden devredildiği anlamına gelmeyebilir. Borcun devri, alacaklıların hakları ve sözleşmelerdeki hükümler ayrıca incelenmelidir.
Bankalar, finans kuruluşları ve diğer alacaklılarla yapılan sözleşmelerde yeniden yapılanma, kontrol değişikliği veya varlık devri hâlinde önceden bildirim ya da onay şartı bulunabilir. Bu şartların yerine getirilmemesi, sözleşmenin ihlali veya finansman ilişkilerinde sorunlar doğurabilir.
Yeni Zelanda’da şirketlerin birleşmesine ilişkin resmî rehber de yeniden yapılanma işlemlerinin alacaklılar üzerindeki etkisinin önceden değerlendirilmesine dikkat çekmektedir. Birleşme işlemlerinde belirli alacaklı bildirimleri ve ödeme gücüne ilişkin değerlendirmeler öngörülmesi, borçların ve alacaklıların haklarının planlama aşamasında ele alınmasının önemini göstermektedir.
Companies Register
Vergi ve Muhasebe Açısından Dikkat Edilmesi Gerekenler
Şirketin faaliyetlerinin veya varlıklarının farklı tüzel kişiliklere aktarılması, Yeni Zelanda’daki vergi yükümlülüklerini etkileyebilir. İşlemin niteliğine göre gelir vergisi, mal ve hizmet vergisi (GST), varlıkların devri, amortisman ve ilişkili taraf işlemleri bakımından sonuçlar ortaya çıkabilir.
Özellikle taşınmazların, işletme varlıklarının veya hisselerin devrinde, işlemin vergisel niteliği ve varsa istisnaların şartları önceden değerlendirilmelidir. Muhasebe kayıtlarının, devir bedellerinin ve şirketler arasındaki borç-alacak ilişkilerinin tutarlı biçimde düzenlenmesi de önemlidir.
Türkiye ile Yeni Zelanda arasında bağlantı bulunan şirketlerde, işlemin her iki ülkedeki vergi sonuçları ve çifte vergilendirmeyi önleme düzenlemelerinin uygulanabilirliği ayrıca incelenmelidir. Vergi sonuçları, yalnızca işlemin “şirket bölünmesi” veya “yeniden yapılanma” olarak adlandırılmasına göre belirlenmez.
Çalışanlar ve Ticari Sözleşmeler Üzerindeki Etkiler
Yeniden yapılanma sonucunda çalışanların başka bir şirkette istihdam edilmesi planlanıyorsa, iş sözleşmeleri, ücret ve yan haklar, kıdem ve hizmet süreleri ile çalışanların yasal hakları değerlendirilmelidir. Çalışanların haklarının korunması ve gerekli bilgilendirme veya onay süreçlerinin yerine getirilmesi, uygulanabilir iş hukuku kurallarına bağlıdır.
Tedarikçi, müşteri, distribütör ve lisans sözleşmeleri de ayrıca gözden geçirilmelidir. Bazı sözleşmelerin devri için açık onay alınması, bazıları içinse bildirim yapılması gerekebilir. Faaliyetin lisans veya izin gerektirdiği sektörlerde, ilgili izinlerin yeni tüzel kişilik bakımından geçerli olup olmadığı kontrol edilmelidir.
Yabancı Yatırımcılar ve Türkiye Bağlantılı Şirketler
Yeni Zelanda’da şirket sahibi olan Türk vatandaşları veya Türkiye merkezli işletmeler, faaliyetlerini yeniden yapılandırırken iki ülkenin hukuk sistemleriyle bağlantılı yükümlülüklerle karşılaşabilir. Şirketin ortaklarının Türkiye’de ikamet etmesi, varlıkların iki ülkede bulunması veya işlemin grup şirketlerini etkilemesi hâlinde hukuki incelemenin kapsamı genişleyebilir.
Böyle durumlarda şirket kayıtları, ortaklık anlaşmaları, varlık devir belgeleri, vergi kayıtları ve gerekli kararların hem Yeni Zelanda hem de Türkiye bakımından sonuçları birlikte ele alınmalıdır. Yabancı yatırım, lisans ve sektör düzenlemeleri de işlem özelinde kontrol edilmelidir.
Cosmos Legal Hukuk ve Danışmanlık Bürosu’nun Yaklaşımı
Cosmos Legal Hukuk ve Danışmanlık Bürosu, şirketlerin yeniden yapılandırılması süreçlerinde hukuki risklerin önceden belirlenmesini, hissedar ve alacaklı haklarının dikkate alınmasını ve işlemlerin ilgili mevzuata uygun biçimde planlanmasını önemser.
Yeni Zelanda’da şirket bölünmesi veya benzer bir yeniden yapılanma düşünen işletmeler bakımından; mevcut şirket yapısının incelenmesi, uygun hukuki yöntemin değerlendirilmesi, sözleşme ve varlık devirlerinin planlanması, gerekli karar ve belgelerin hazırlanması ile Türkiye bağlantılı hukuki ve vergisel konuların belirlenmesi önem taşır.
Her şirketin ortaklık yapısı, mali durumu ve ticari hedefleri farklı olduğundan, uygulanacak yöntemin somut olay üzerinden belirlenmesi gerekir. İşlem öncesinde yapılacak kapsamlı bir hukuki değerlendirme, ileride ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkların ve beklenmeyen mali yükümlülüklerin azaltılmasına yardımcı olabilir.
Resmî kaynaklar
- New Zealand Companies Act 1993 — şirketler hukuku ve mahkeme onayına tabi düzenlemeler.
- New Zealand Companies Office – How companies amalgamate — şirket birleşmeleri ve ilgili prosedürler.
